BEDRİ RAHMİ SİTEM EDERKEN
Sitem
Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim.
Yâr yâr!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yâr yâr!..
Canımın çekirdiğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var...
Bedri Rahmi Eyüboğlu, bu şiiri 1946’da yazmış. Paris’te bir deli aşk hikâyesiyle bağlandığı, uğruna adını Eren olarak değiştiren Ernestine Leibovici’yle evli o dönem. Ancak bir aşkın da tam ortasında. “karadutum, çatalkaram, çingenem” dediği Türkiye’nin ilk kadın heykeltraşlarından Mari Gerekmezyan’a aşık. Ona “Çebiş” diyor, yani keçi yavrusu. Edebiyatçılar, bu “Sitem”in Çebiş’e olduğu kanaatindeler. Sitem’in en başına “zeytin ağaçları”nı oturtmuş şair. Şiiri okurken zeytin ağaçlarını görür gibi oluyorsunuz. E Bedri Rahmi’nin ressamlığını unutmamak gerek. ‘Bu aşkın sonu ne oldu?’ diyorsanız, hazin hikâye. Bedri Rahmi’nin “sitem” ettiği yıl akademiyi bitiren "Karadut" menenjit olur. Şair ve ressam sevgili, birçok tablosunu yok pahasına satar ilaç bulabilmek için ama nafile. Çebiş 1947 yılında, 34 yaşındayken hayata gözlerini yumar.

